Oyun Komik Resim Msn ödev yardım şiir  

Sayın Ziyaretçi:
Forumumuzdan tam anlamıyla faydalanabilmek mesaj yada konu yazabilmeniz kayıt olmanız gerekmektedir... uNiGeNCler Forumları

Geri git   Oyun Komik Resim Msn ödev yardım şiir > Terör > Terörizm
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et

Terörizm Unigencler olarak teröre tepkimizi gösteriyoruz. (show kesinlikle yasaktır)




 

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 08-29-2009, 00:36   #1
nilay
Süper Moderatör
 
nilay - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 7,695
Tecrübe Puanı: 10 nilay is on a distinguished road
Standart ABD ve Kürt Sorunu

ABD ve Kürt Sorunu



Türkiye’de son dönemde PKK saldırılarında ciddi bir artış yaşandı. Her an bir büyük şehirde bomba patlayacak korkusu sürüyor. Üstelik PKK’nın son dönem saldırıları geçmişe oranla çok daha zor tahmin edilebilir türden. PKK teröristleri sivil ve kalabalık hedefleri daha çok seçiyor. Bu saldırılarda ses getirmek en önemli hedef gibi görünüyor.

Bunun bir nedeni PKK içindeki liderlik yarışı. Herkes kendisini ön plana çıkarmanın derdinde. Ne kadar büyük eylem yapar, ne kadar çok ses getirirseniz o kadar ön plana çıkarsınız düşüncesi hakim. Bu süreç dağılma aşamasındaki hemen her örgütte yaşanmıştır. IRA da son dönemlerinde çok tehlikeli bir hal almış, IRA’dan ayrılan küçük gruplar IRA’dan daha tehlikeli bir hale gelmişti.

İkinci olarak PKK eski gücünden uzak. Nispeten basit, ama daha yıkıcı eylemler ile sesini duyurmaya, “ben de buradayım” demeye çalışıyor. Kimilerine göre saldırıların tetikleyicisi İmralı’daki terörist. Örneğin Serbesti Dergisi Yazı İşleri Müdürü Ümit Fırat silahlı eyleme dönüşün tek kaynağının İmralı olduğunu ve hedefinin de ‘Öcalan’a özgürlük’ sağlamak olduğunu söylüyor. Bu konuda farklı görüşler de var. İmralı’nın saldırıları kontrol edemediğini, hatta tamamen onun kontrolü dışında merkezlerden emir geldiği de söyleniyor.

Saldırıların Türkiye’deki ilk etkisi ‘kabus döndü korkusu’. PKK’nın sahnedeki yerini tekrar aldığı korkusu panikletici bir düzeyde. Bu da hükümet üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Hükümetin Irak’taki PKK varlığını bu kadar sert ve hızlı bir şekilde gündeme getirmesinin bir nedeni de bu. Aynı şekilde diğer ülkelerle ve AB ile ilişkilerde de PKK konusundaki her talep Türkiye’den sert tepki alabilir.

Saldırıların bir diğer etkisi ise PKK içindeki dağılmayı hızlandırması. Saldırılarda yabancıların da hedef alınması Avrupa ve ABD’de PKK’yı, El Kaide’nin yanına itiyor. Sivil trenlere saldıran, hırsızlık yapıp belediye başkanı kaçıran PKK militanları teröristin ötesine geçip, ‘çapulcu’ görüntüsüne yaklaşıyor. Bu da ilerisi için PKK’ya tepkileri arttırıyor. Nitekim Ümit Fırat da saldırıların sadece Türkiye’ye değil, “Kürtlere de zarar verdiğini” söylüyor. Fırat’a göre saldırılar PKK’ya aydın ve halk tepkisini de arttırdı.

Biraz önce belirttiğimiz üzere PKK saldırıları ABD-PKK ilişkilerini de güçlü bir şekilde gündeme taşıdı. Çünkü Türkiye teröristlerin Irak’tan Türkiye’ye sızdığını, Irak’ın kuzeyinin saldırılar için üs olarak kullanıldığını biliyor. Bu nedenle Türkiye, ABD’den defalarca PKK kamplarını kaldırması istendi. ABD de başkan düzeyine kadar çeşitli defalar bunun için sözler verdi. Ancak alınan mesafe bir arpa boyu bile değil. ABD “elimden geleni yapacağım” sözleriyle oyalama taktiği izlerken, zaman zaman da “kolaysa siz kendi ülkenizde PKK’yı halledin” türü açıklamalar yaptı.

Aynı zamanda başı Irak direnişi ile dertte olan ABD böylesine sıkıntılı bir dönemde Türkiye için PKK ile savaşamayacağını da ima etti. Türkiye Irak’ta operasyon yapacağını hafiften seslendirmeye başlayınca, Amerikalı yetkililerden “Türkiye’de operasyon yapabilirsiniz, ABD bunu destekler açıklaması geldi”.

Bu açıklamaya Türkiye’nin tepkisi çok sert oldu. Üst düzey bir askeri yetkili “senden izin isteyen mi var” deme noktasına dahi geldi. Türkiye çok kızgındı. Ancak satır aralarında ABD’nin vermek istediği mesaj iyi okunamadı.

ABD, Türkiye’ye “PKK’yı Türkiye’de yok edebilirsin, ama sınırlarının ötesinde, yani Ortadoğu’da benim PKK’ya ve her türlü Kürt hareketine ihtiyacım var” demek istiyordu. Bu sözlerle ABD geçmişte kendi sınırları içindeki operasyonlarda da çeşitli eleştirilere uğrayan Türkiye’ye bir tür iyilik yaptığını dahi düşündü. Bunun ardından Türkiye en üst düzey ağızlardan gerekirse Kuzey Irak’a askeri operasyon yapabileceğini açıkladı.

ABD’nin tepkisi öncelikle Irak Hükümeti’ne sorulması yönünde oldu. Ayrıca Washington, böyle bir operasyonun “istenmeyen sonuçlar” doğurabileceğini de söyledi. Daha bu sözlerin üzerinden bir gün bile geçmeden Bağdat yönetiminin açıklamaları geldi. Irak Hükümeti Irak’ın kuzeyini koruyacak askeri güce sahip olmadığını, bu nedenle PKK’nın üslerini temizleyemeyeceklerini söylüyordu. “PKK’ya Irak’ta asla izin vermeyeceğiz” gibi beylik sözlerle süslese de, Bağdat açıkça “benim gücüm yok” diyordu. Buna karşın Bağdat, Ankara’ya Kuzey Irak’taki Kürt peşmergelerle görüşmesi gerektiğini de hatırlatıyordu. Oysa herkes biliyor ki PKK Irak’ta Iraklı Kürtlerin desteği ve göz yummasıyla durabiliyor. Özetle Türkiye Washington’dan, Bağdat’a, Bağdat’tan Erbil’e, oradan da PKK kamplarına havale edildi. “Bugün git yarın gel”, “benimle işin yok karşı masaya git” stratejisi Türkiye’nin sinirlerini fazlasıyla gerdi.

Iraklı Kürtlerin Hesabı ve ABD
Her şeyden önce Iraklı Kürtlerden PKK konusunda şu aşamada bir katkı gelmeyeceği ortada. Çünkü Talabani ve Barzani’nin tek derdi bağımsız bir Kürt devletini kurabilmek ve yaşatabilmek. Gelinen noktada bu hedeflerine oldukça yakınlar. Irak’ın kuzeyindeki siyasi varlık bağımsızlıktan çok daha fazla haklara sahip. Buna karşın bağımsız bir devletin sahip olduğu sorumlulukları taşımıyor.

Yani şu anda Irak’ın kuzeyinde bağımsızlığın ötesine geçebilmiş bir ‘Kürdistan’ var. Şimdi asıl sorun bu yapıyı kalıcı hale getirebilmek. Federatif, özerk veya bağımsız etiketi altında ayrı bir devlet olmak ve güçlenmek. Söz konusu süreci engelleyebilecek tek ülke ise Türkiye. Ne

Suriye, ne de İran Kürt devletini engelleyemez. Dahası eğer ayrı bir Kürt devleti olacaksa bunu yaşatacak olan ülke de Türkiye. Yine ne Suriye, ne İran ne de başka bir bölge ülkesinin Kürdistan devletini yaşatabilecek gücü bulunmuyor.

ABD ve İsrail’in denize çıkışı olmayan, dağlar ve ‘tehlikeli komşularla’ çevrili böyle bir devleti uzaktan yaşatabilmesi ise oldukça maliyetli ve güçtür. Bu durumda Türkiye’nin öncelikle kontrol altında tutulması, ardından da ayrı bir Kürt devletini desteklemesi gerekiyor. Bu konuda da PKK’dan daha iyi bir araç yoktur. PKK’nın bittiği gün Türkiye soluğu Irak’ın kuzeyinde alabilir.

Kendisini daha serbest hisseden Türkiye, ABD’nin Kürt ve Irak politikalarında daha ‘dik başlı’ davranmaya başlar. Tezkerenin reddi ABD’ye bunu öğretmiştir. PKK’nın Irak’taki varlığının ilk yararı budur: Türkiye’yi kontrol etmek, Kürt devletinin kurulmasını engellemekten uzak tutmak.

PKK’nın bir diğer faydası ise İran’da ve Suriye’de ortaya çıkıyor. Şu anda ABD’nin denetiminde olan bir çok PKK lideri varlığını sürdürebilmek için kendilerine geçici de olsa yeni hedefler bulabilirler. Irak’ı Kürtlerden yararlanarak pratikte parçalayan ABD, aynı senaryoyu farklı versiyonlarla Suriye ve İran’da da uygulamaya sokmuş görünüyor.

Suriye’deki Kürt rahatsızlığının devam etmesi bekleniyor. Diğer taraftan İran nüfusunun % 7 kadarı da Kürt ve bunlar sınıra yakın bölgelerde yaşıyorlar. PKK son haftalarda İran’daki faaliyetlerini de arttırdı ve bazı ayaklanmalardan dolayı İran İçişleri Bakanlığı doğrudan PKK’yı suçluyor.

Geçtiğimiz ay Türkiye sınırına yakın bölgedeki çatışmalar bunun en iyi örneği. Bölgede kalabilmek için her şeyi yapmaya hazır PKK neresi hedef gösterilse hayır diyemeyecek durumdadır.

Belirtilmesi gereken bir diğer nokta da ABD’nin PKK’yı istediği an bitirebilecek bir güçte olmasıdır. ‘Iraklı direnişçiler ile savaşırken PKK’ya karşı ABD cephe açamaz’ tezi bir noktaya kadar doğrudur. Ancak ABD’nin PKK’yı Irak’tan atmak için savaşmaya ihtiyacı yoktur. PKK’ya açıkça “Irak’ı terk et, yoksa sana karşı silah kullanırım” demesi dahi yeterlidir. Fakat ABD bunu dahi dememektedir.

Bu noktadan bakıldığında ayrı bir Kürt devleti ABD’nin en önemli Irak ve Ortadoğu hedefi olarak görülüyor. Bu sayede hem Irak’ın kuzeyinde istikrar ve ABD yanlısı bir yönetim sağlanmış olacak, hem de İsrail’i tehdit eden en önemli Arap devleti zayıflatılmış olacak. Irak petrollerinin en büyük 2 sahasından birinin Kerkük ve civarında olduğu düşünülecek olursa petrolün kontrolü de kolaylaşmış olacak. Buna karşın ABD’nin Türkiye’de PKK’nın çok güçlenmesine izin vermesi güç. Ölmeyecek kadar var olması işine gelse de, Türkiye’nin yeniden güçlü bir PKK terörü ile karşı karşıya kalması Amerikan politikalarına zarar verebilecek bir gelişmedir.

Türkiye Cephesi
Konuya Türkiye açısından yaklaşıldığında ise Ankara’nın oldukça telaşlı ve sinirli olduğu gözlenmektedir. Hemen her konuda kartlarını açık oynayan ve tüm kartlarını birden masaya süren Ankara burada da farklı bir politika izlemedi.
Kapalı kapılar ardında yapılması gereken tüm görüşmeler ve açıklamalar kameralar karşısında gerçekleştirildi.

Karşılıklı restleşmelere ve gerginliğe izin verildi. ABD’nin bir şey yapmayacağı anlaşılınca sınır ötesi operasyonda ısrar edildi. Oysa ki geçmişte Türkiye sınır ötesi harekatlar yapmıştı. Acaba şu aşamada Türkiye’nin sınır ötesi harekata ihtiyacı var mı? Böyle bir girişim yarardan çok zarar getirir mi? Bunların analizi yapılmış mıdır? Ayrıca

ABD’yi bu kadar suçlarken Türkiye kendi üzerine düşenin ne kadarını yapmıştır. Örneğin sınırdan yüzlerce, hatta binlerce teröristin geçtiği söylenirken bu sınırları neden koruyamamıştır. Bir eve hırsız girdiğinde dahi ev halkı hemen polisi çağırır, alınan önlemler gözden geçirilir, sorumlular aranır vs. Türkiye sınırlarını korumaktan bu kadar mı acizdir. Uydudan bir çok ülkenin tespit ettiği binlerce kişilik konvoyların geçişi nasıl görülememiştir. Bu geçişlere izin verenler veya engelleyenler kimlerdir? ABD’yi bu kadar eleştirdiğimiz bir ortamda sınırları korumakla görevli kişi ya da kurumları ne kadar inceledik. Kısacası bizler üzerimize düşeni yapıyor muyuz?

Özetleyecek olur isek Türkiye, ABD’nin Ortadoğu hedeflerini anlamadan, PKK’ya karşı sınır ötesinde istediği manevraları yapmakta zorlanacaktır. İkinci olarak PKK artık çok farklı bir örgüt olmuştur. İç parçalanmalarına ek olarak liderinin hapiste olması PKK’yı veya PKK’ları diğer ülkelere daha bağımlı bir hale getirmiştir. Özellikle ABD,

PKK üzerinde çok büyük bir etkiye sahip olmuştur. Tıpkı Barzani ve Talabani üzerinde olduğu gibi PKK Kürtçülüğü de daha önceye kıyasla bağımsız hareket edebilme gücünü neredeyse tamamen yitirmiştir. Bundan sonraki dönemde Ortadoğu’da Kürtçü hareketleri ABD’siz düşünebilmek imkansızdır. Suriye, İran, Irak ve Türkiye’de Kürtçülük dendiğinde ABD geçmiştekinden çok daha güçlü bir şekilde denklemin içinde olacaktır.Kaynak: Dr. Sedat Laçiner
__________________
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
nilay isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Reklam alanlarımız
Yeni Konu aç Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kürt gruplarla istişare kararı simlioje Güncel Haberler 0 04-25-2008 15:18
TÜRK-KÜRT KARDESLIGI ADINA grafiker2 Güncel Haberler 0 11-21-2007 22:04
KÜRT VARSA SORUN VAR zorkun Serbest Kürsü 1 08-30-2007 05:36
KÜRT SORUNU YOK KÜRT ISTILASI VAR zorkun Serbest Kürsü 0 08-30-2007 05:01


WEZ Format +3. Şuan Saat: 11:20.


Powered by vBulletin® Version 3.8.0
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forum SEO by Zoints
3 4 5 6 7 8 9 10 11 13 14 15 16 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 49 50 51 52 53 54 55 56 57 59 60 61 62 63 64 66 67 68 70 71 72 73 74 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 142 143 144 145 146 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 215 217 219 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 232 233 234 235 236 237 240 241 242 243 244 245 246 247 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 260 261 262 263 264 265 267 268 270 271 272 273 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 340 341 343 344 345 346 347 349 350